header
header
header
header
header  
header Anasayfa arrow MiZAH arrow KEK Organizasyonu
Ana Menu
Anasayfa
GüNCeL
MiZAH
DeNeMe
SPoR
ŞiiR
Geziyorum
İnanç Dünyası
Milliyet Blog Sayfam
Twitter Sayfam
Konuk Yazar
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
Follow murathacioglu on Twitter
ANKET
Şampiyon kim olur?
 
Facebook Sayfam
Popüler Yazılar
Saat
Ziyaret İstatistikleri
Bugün41
Dün128
Bu Hafta265
Bu Ay938
Toplam389860

(C) Fliesenstadt
Murat HACIOGLU WebTeaMJoomla Web DesignJoomla TemplatesJoomla hosting
 
KEK Organizasyonu Yazdır E-Posta
Tuesday, 17 February 2009
 Sample Image 

Memleketimin girişimci/erişimci ruhlu Tozkondurulmayangiller familyası kütüğüne kayıtlı, cumbalı ve cukkalı evler müdavimlerinden zevatın, yeni giriştiği organizasyon hakkında malumata sahip olduktan sonra bu konu hakkında yazmak “farz oldu” dedim.

 

Farz olan bir çok şey vardı lakin bu daha da farz olmuşken söylemeden geçmeyelim, soğuk sular içmeyelim diyerek bandım tiridine…

Her ne kadar söğüdün dalına yuva yapan mandaları görmüşlüğüm yoksa da en azından duymuşluğum vardır diye zihnimi eşeledim/deşeledim. Zevce takımından KEK mevzuunda malumata sahip olduktan sonra iş fikir üretme aşamasına gelmiştir diyerek salladım…

İmdi buradan allame-i cihan nevinden kek tarifleri vererek örekeleri durdurmak gibi bir kötü niyetim olmadığını beyan ederken, aynı zamanda dediklerimin gülmece sınırları dışında başkaca bir anlam ihtiva etmeyeceğinin de garantisini vermek isterim. Yahut dediklerimi o minvalde anlayınız diyeyim.

Hakikaten de okuyacaklarınız boş şeyler. Olayların ve kelimelerin gerçek hayata teğet geçmesini bırakın uzaktan bile alakası yoktur. Hatta o derece ki atmosfere girememiş bir göktaşından farkı da yoktur. Ayarımızı aldıktan sonra meramımıza geçmenin vakti de gelmiş demektir…

Kek isimlerinden bahis açıldığında beynimin içine duhul eden fırtınadan toplayabildiklerimi bir kenara not etmiştim de, işte onları paylaşıvereyim istedim. Hali hazırda kek yapmayı bilmediğimden bari isim babalığı yapayım da “bir işe yaramışlığı vardı rahmetlinin” diye arkamdan hayır duaları eksik edilmesin…

Kağıt kalem almanıza lüzum yoktur, zira ekrandan kayıp giden yazılar gibi hızlı ve küçük olmadığından sayfayı enine boyuna yeniden inceleme fırsatınız olacaktır. Hani “ben not almadan anlayamam”, “derslerde hep öyle yapardım”, “illa ki not almalıyım” noktasında iseniz o vakit aldığınız notları temize çekme zahmetine girişmeyiniz. İsteyene temiz halini gönderebilirim zira…

Gündemden aldığım ilhamla aklıma ilk gelen isim ERGENOKEK oldu. Ancak ismin ağırlığı altında kalan hamurumuz fazlaca “kabaramazsın kel Fatma” olayına girişemeyeceği için vazgeçtim. Es geçtim. İyi ettim.

Efendim hani bazı ev hanımlarımız (öff be, acayip kibarlaştım) günlerinde ayarını tutturamadıkları keklerden mütevellit ezilmişlik ve büzülmüşlük hali içinde kem-küm ederek bahanelerini anlatmaya çabalar ya. İşte onların ürettiği bu türden keklere KEMKEK ismini tavsiye edeyoorum…

Aynı türden bir araya gelmelerde denenebilecek bir başka kekimiz de KEŞKEK olmakta olup, bu aynı zamanda yöresel bir düğün yemeğinin de adıdır. Esasında isme baktığımızda bir sürü anlam çıkarabiliyoruz. Keşke kelimesinden türettiğimizi söylesek kimse yalancı diyemez yahut keş’lerin kekidir desek keza. İçine keşkül atılmış kektir, kek aleminde tektir şeklinde de yaklaşabiliriz.

Yine memlekete, millete hayırlara vesile olacağını düşündüğüm ve söylemeden edemeyeceğim bir kek ismi de ŞEŞKEK olmakla birlikte yapılışı hakkında türlü rivayetler aktarıldığını da söylemeliyim. Misal TRT’nin yeni kanalında pekala bu kek hakkında malumat verilebilir, hatta yapmakta zorlanan ev hanımcağızlarımıza bizzat yardım eli uzatılabilir. “Penc-ü se, severler güzeli genç ise” ayarında bir deyiş husule getirilerek dayanışma ve kaynaşmanın had safhaya çıkması da sağlanabilir.

Büyük şirketlerin, büyümekte olan şirketlerin, büyüyeceğini varsayan şirketlerin ve büyümekten ümidini kesmemiş şirketlerin çalışanlarına öğle yemeği molasında ikram edebileceği kek türüne biz aramızda ŞİRKEK diyoruz. Siz aranızda ne dersiniz bilemem

Yukarıda bahsi geçen şirketlerin dışında kalan bilumum işletmelerin, şişletmelerin, küçük girişimcilerin, girişimci küçüklerin, girişimi olmadığından erişimi de zor olan şirketlerin çalışanlarına önerebilecekleri kek türü ise ŞİŞKEK olabilir. Hani “eller aya siz yaya, bekleriz her ikindi çaya” dedikten sonra tumturaklı pişkinliklerinin bam tellerine basarcasına “ulen yiyin de bi yeriniz şişmesin” ayarını verebilen kek türü de diyebiliriz kendilerine…

Hep “Ş” harfinden gidip de, “Ş” lere ve “şey”lere düşkün olduğum yanılgısına düşülmesin, yanılsamalar zihninizi bulandırmasın, keklerimiz de midenizi bulandırmasın diye diğer harflere geçeyoorum…

Ömr-ü hayatı boyunca itilip kakılan, ağzına burnuna çakılan, anasından emdiği süt burnundan getirilen ev hanımı sandığımız -ki artık hanımlıktan ziyade kölelik vasfına layık görüldükleri izlenimi doğuran- kadıncıklarımızın, akşamları eve gelen heriflerine yapabileceği kek türüne MORKEK diyelim de azıcık toplumsal hassasiyet damarım görünsün. Ha belki kendilerini sürekli hor gören koca bozuntusu mandalara ekstradan bir de HORKEK ikramında bulunabilirler “bir alana bir bedava” kampanyası babında…

Gündemin hoşafından bahsetmezsek olmaz, illa ki söyleyeceğim, bu konuda takıntılıyım, “dilimde tüy bitse de” hallerindeyim… OBAMKEKBilumum Obamacılara ikram edilebilecek, istenildiğinde soğuk istenildiğinde sıcak servis imkanı bile bulunabilecek kekgiller familyasının en alt türü. İçine katılan malzemelerden bahsetmek isterdim fakat midenizi bulandırmaya niyetim yok, halis niyetimi habis etmeyeyim, reca edeyoorum siz de sui-istimal etmeyin. Adamı hasta etmeyin.

Efendim yazmaya devam etsem, sayfalarca böyle gidecek. Müsait yerde inecek olan varsa insin, ben yola devam ediyorum diyemem, benimki de can nihayetinde. İhtiyaç molası verip kaldığımız yerden devam etsek ne de güzel olurdu diyen de çıkmaz biliyorum. O vakit tadında bırakalım, damağımızı dağlamayalım. Lay lay lom şeklinde yazımızı bağlayalım

Murat HACIOĞLU
17 Şubat 2009 Salı

(Bu yazı evvelce yazılmış olup neşredilmeyi beklerken samanlığa terkedilmişti. Yazarımız, yazanımız, biriciğimiz de yol yorgunu olduğundan tembellik ediverdi; iki hafta öncesinden yazdığı fakat gündemden düştüğünü düşündüğü için yayına almadığı bu yazıyı eklememi rica etti. Ben de kendilerini kırmadım, ekleyiverdim, iyi ettim, bahtiyarım (Asistan-Redaktör))


http://www.siirlerinefendisi.com/

http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=1668183

 

 
< Önceki   Sonraki >
header header
header  
header