Bir Tatlı Huzur

kediNeden bunca koşuşturmaca? Bunca telaş?

Neden insanoğlunun karmakarışık mekanizmalarla gündelik hayatın içinde eriyip kaybolması?

Neden bu mücadeleler, bu çatışmalar, bu kavgalar?

İnsan karışık bir organizma. Fiziksel fonksiyonlarındaki mükemmel kompleks yapılar bir tarafa beyin ve düşünce bakımından da karmakarışık bir sistemler bütünü. Öyle ki birbiriyle ilintili sayısız mekanizmaların yürüttüğü, karmaşık ve kompleks kontrol mekanizmalarına sahip olan beyin henüz tam anlamıyla çözülebilmiş bile değil.

Beynin ne kadarının kullanıldığı da muamma. %5 diyenden tutun da %90 diyene kadar herkes bir iddia ortaya atıyor. Gerçekte ne kadarının kullanıldığının bilinememesi kapasitesinin tam olarak ne olduğunun bilinmemesinden kaynaklanıyor sanırım. Bu da bir tarafa, bu kapasitenin nasıl bir ölçme sistemi ve hangi tür araçlarla ölçüleceği de net değil.

Hal böyleyken derin düşüncelere dalınca, hayatın anlamını, insan yaşam formunun amacını sorgularken aslında odak noktasının ne olduğuna da takılıyor zihnim. Bunca karmaşık mekanizma ve sistemler bütünü olan insan gerçekte nedir? Ne olmalıdır? Nasıl olmalıdır?

Bu soruların cevaplarını bir çırpıda verebilmek kolay değil. Zira bakış açınıza, kültürel alt yapınıza, inancınıza ya da inançsızlığınıza bağlı olarak cevaplar da değişkenlik arz ediyor. Mesela bir ateist insanın ne olması gerektiği ve nasıl yaşaması gerektiği kendi normlarına göre değerlendirirken, semavi dinlere mensup kişiler kutsal sayılan değerlere göre yorum yapıyor. Öyle ki dinler arasında bile bu sorunun cevabı farklılıklar içeriyor.

Doğal olarak her pencereye ve her bakana göre insanın kainat içerisindeki anlam ve önemi; nasıl yaşaması gerektiği; hangi değerler zincirine göre davranış göstermesi gerektiği de değişiyor.

Oysaki doğru bir tane. Yalnızca 1. Adına ister yaratıcı deyin, ister doğa deyin, ister evren deyin üstün olan bir güç tarafından dünya denen şu yerküreye konumlandırılmış insan için aslında doğru tek. Amaç tek: Huzur

İnsanın ulaşmak ve yaşamak istediği şey huzur. İster inançlı olsun, ister inançsız, ister katil olsun, ister hırsız, ister köylü olsun, ister kentli, her bireyin aradığı ve bulunca kaybetmek istemediği şey huzur.

Kısa ve net bir gerçeklik, ihtiyacımız olan şey huzur. Mutluluk gibi kısa ve geçici değil, daha devamlı bir şey..

Kutsal kitapların vaad ettiği cennet de huzur. Ekonomik/siyasi sistemlerin vaad ettiği refah seviyesi de huzur.

Bir tatlı huzur beklentisiyle bunca telaş. Bunca koşuşturmaca. Bunca karmaşa..

Peki huzur ararken huzuru bulabiliyor muyuz? O apayrı bir konu. Hem de uzunca..

Murat HACIOĞLU

16.04.2014

münir nurettin selçuk – bir tatli huzur almaya geldik kalamiştan | izlesene.com

Print Friendly, PDF & Email

Arkadaşlarınızla Paylaşın

Bir cevap yazın

Translate »