Cevizin Faydası

Farkettim ki epeyce uzun süreden beri bloga girmemişim. E haliyle girmeyince yazıları da takip edemedim. Dolayısıyla blog da yazamadım. Yazı işlerinden arayıp uyardılar, “kardeşim sayfa orada öyle duruyor, niye yazmıyorsun” demediler tabi. Nazikçe halimi hatrımı sordular. Para konusunda anlaşamadık ama “madem beni çok özlediniz, haydi bir iki satır bir şeyler yazayım madem, bu iyiliğimi de unutmayın” deyuben klavyeye çöktüm.

Buradaki eski dostlarımızla facebook denilen mecrada gün be gün üleşimlerde bulunduğumuzdan mütevellit arada bir yetiştiğimiz ortama uğramayı unutuveriyoruz işte. Hoş ben orada da üleşmeme hanesinde ikamet ediyorum genelde. Üleşenlere beğeni, gülücük filan hediye ediyorum çoğu kez. Üleşecek birşeyler yazamadığımdan hazır yazılmışlardan ortaya karışık bir salata yaptığım oluyor. İki satır yazarsam onu da kenara bir yere iliştiriyorum elbet.
Romanı yazıp bitirdiğimden beri pek yazmak nasip olmadı. Ne zaman yazacak olsam başka bahanelere sığınıp ortamdan sıvıştım. Yok “minik kızım bi rahat vermiyor ki, işten güçten gündemi takip edemediğimden yazacak konu bulamıyorum, yazmaya değer bir konu bulsam mutlaka birinin un çuvalına delik açacağından çekiniyorum, siyaset yazmadığımdan geriye yazacak bir şey de kalmıyor, spor desen zaten o gün bu gündür küsüz” gibi yazsam sayfalar sürecek hatta yazı dizisi olacak kadar çok bahanem var.
Az önce dedim ki (kendime diyorum tabi) “lan oğlum, eskiden ne güzel yazardın şakır şakır, klavyenin şıkırtısından mest olurdun, oturduğun yerden kimse kaldıramazdı seni, hem konu sıkıntısı da çekmezdin -ki hâlâ çekmezsin- neden yazmıyorsun?” Bekledim “çıt” yok. Azıcık daha bekledim yine ses yok. Bari beklerken canım sıkılmasın diye bir kaç tane ceviz yedim (söylemesi ayıp dolabımda fıstık, ceviz vb bulunur genelde, çat kapı gelin size de ikram ederim). Cevizler mideme iner inmez bende bir aydınlanma başladı.
Sorularıma cevaplar geliyordu ama çoktan seçmeli gibiydi hepsi. Deminki sorudan önce sorduğum on soruya da cevap geldi. Onları yazmayacağım tabi, özele giriyor. Az önceki sorunun cevabı da geldi. Dedim ya, çoktan seçmeli gibiydi cevap. Artık hepsi mi cevap, yoksa içlerinden birisi mi bilmiyorum. Yorum sizin gari 🙂
Soru: Neden yazmıyorsun gari?? (şeddeli soru işareti. Soruyu kuvvetlendirir, cevaplara kolaylık sağlar)
Cevap:
a) Yazınca bi b.k mu oluyor? Yazsan da aynı yazmasan da. Ne yoracam parmağımı
b) Yazdığım kıymet mi gördü ki? Öylece tozlanıp gitti hepsi arşivlerde
c) Taş attım da kolum mu yoruldu? Yok bu şık buraya ait değildi galiba
d) Yukarı tükürsen bıyık, aşağıda sakal hanedanlığı. Haydi bakalım
e) Yazasım gelmiyor. Belki ilhami bana küstü. Belki beynim sıfırlandı. Belki dan, belki dun
f) Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden..
Selam ve muhabbetle..
Murat HACIOĞLU
Denizli
Print Friendly, PDF & Email

Arkadaşlarınızla Paylaşın

Bir Cevap Yazın

Translate »