Çöz Beni

buhranAşkınla bir derin kuyuya düştüm
Kazmayla kürekle kaz beni beni
Kedere, hüzüne, derde üşüştüm
Birazcık sevindir az beni beni

Mutlu görünsem de bil ki mutsuzum
Artık bu hayattan çok umutsuzum
Dinmedi hiç acım, dinmedi sızım
Çalamaz ney beni, saz beni beni

Bir küçük ümidim olsun isterdim
Ben de gülem diye çaba gösterdim
Azalacak yerde hep azdı derdim
Terketti, bıraktı, haz beni beni

Hakiki bir aşkla, sevgiyi gördüm
Sevdayı dokudum, umudu ördüm
İdam fermanını elimle dürdüm
Unuttu, gelmedi, yaz beni beni

Mecnunum Leylayı çölde ararım
Düşümde herkese seni sorarım
Bilmem bu rüyayı nasıl yorarım
Öldürecek bir gün giz beni beni

Sorunca söyler mi derdime derman
Yoksa elinden mi çıkacak ferman
Yeniden başlasam, desem ki aman
Kara bir kalemle çiz beni beni

İstersen gideyim iz bırakmadan
Şanına kötü bir söz bırakmadan
Mahşerde bakacak yüz bırakmadan
Dağla yüreğimi, üz beni beni

Ne çıkar yeniden kurulsa alem
Yazacak mı beni, yazmayan kalem
Dile düşmeye gör güler elalem
Hapseder buhrana güz beni beni

Memnun olsam keşke, keşke yerimden
Kan damladı hergün akan terimden
Belki arınırım, belki kirimden
İnce bir imbikten süz beni beni

Gündüzüm mahpusluk, kaderim gece
Ben beni kaybettim, düştüm iyice
Bir nice haldeyim, akıbet nice
Anlatamaz artık söz beni beni

Dünyanın süsüne kanmışım zaten
Ekmeği acıya banmışım zaten
Yanacağım kadar yanmışım zaten
Yakmaz, hiç yakamaz köz beni beni

Bilmem, haberim yok; mecalim varsa
Budur anlatacak, ahvalim varda
Bırak da göreyim, ne halim varsa
Hayat zincirinden çöz beni beni

Murat HACIOĞLU
18 Eylül 2014, Denizli

Print Friendly

Bir Cevap Yazın

Translate »