Her Ayrılık Acıdır, Her Ayrılık Acıtır

ayrilikÖnce sessizlik yankılanır kulakların derinliklerinde. Sonra yeri-göğü titreten bir çığlığın yankısı akseder kulaklarına. Öylesine bir çığlıktır ki bu o ana değin duymadığın şiddette. Belki de bir daha duymayacağın raddede…

Önce bir beyazlık çöker göz perdelerine. Sonra birdenbire kapkara bir bulut misali iniveren gözkapakların kontrolden çıkmışçasına inip kalkarken, karşıdaki silüeti seçmeye çalışan gözlerin kanar… Ağlamaktan…

Önce bir yumuşaklık değer tenine. Ilıkça esen bir meltem dinginliğinde yalayıp geçerken bedenini, aniden gökgürültüsü peyda olur çöküvermiş göklerinde. Gök yarılmış ve evren bütün kara deliklerini boşaltıyormuşçasına tependen aşağı… Kaskatı kesilir eklemlerin, yüreğine eşlik edercesine…

Kapattığın kapılardan sızıp gelen dumanlar gırtlağını düğümleye düğümleye iner ciğerlerine. Boğum boğum olmuş boğazından başlayan acı, yırta yırta iner bedenin derinliklerine… Bir daha çıkmamacasına…

Anıların yaşattığı bir anlık huzuru kovarcasına geliveren ayrılık hüznüdür beyninde zonklayan. Kafanı duvara vururcasına şiddetli ve bir o kadar da yapışkan. Arkana bakmak bile ağır gelir olduğunda yüreğinin kepenklerini örtmek, sımsıkı örtmek ve kilitlemek istersin…

Öyle ki üzerine kat kat beton atılmış eski petrol kuyusu misali gömmek istersin yaşamın derinliklerine… Acımasın diye… Acıtmasın diye…

Heyhat! Her ne yaparsan yap dostum. Her ne çare bulursan bul. Bil ki bu çaresizdir. Çare diye bulup buluşturdukların üç gün sonra yetmez olacak. Kanayan yarana merhem diye sürdüklerin çoktan akıp gitmiş olacak. Çırılçıplak kalacak yaraların. Öksüz kalacak… Acıtacak… Acıyacak…

Ayrılık acıdır dostum. Her ayrılık acıdır. Ve ayrılık acıtır dostum. Her ayrılık acıtır.

Yüreğine acıdır, yüreğini acıtır. Hayallerine acıdır, hayallerini acıtır.

Ömrüne acıdır ayrılık. Ömrünü acıtır…

Murat HACIOĞLU

 

Print Friendly, PDF & Email

Arkadaşlarınızla Paylaşın

Bir Cevap Yazın

Translate »