Kendini Bilmek

Üzülerek söylüyorum ki birçok şeyi yozlaşma/yozlaştırma konusunda elimize kimse su dökemez. Öyle ki okumuş yazmış olanlarımız yani toplumda önde gidenlerimiz bile bu yozlaşma kampanyasına bilerek veya bilmeyerek katılmıştır. Özellikle de sanat camiasında bu yozlaştırma daha belirgin bir hal almış, almış başını da gidiyor. Kendini bilme erdemine dair söylenen “Sen seni bil, sen seni” dizelerine kâh “yoksa öcüler yer seni” kâh “patlatırlar enseni” sözü eklenerek amacından ve gerçek anlamından saptırılmış, maalesef ders alınması gereken noktalar gizlenmiştir. Bu hal cılız birkaç soluk dışında ne yazık ki kabul görmüş ve hatta o dizeler popüler kültürün zirvelerinde gezinmeye devam etmiştir.

Kendini bilmek yani seni bilmek öyle iki kelimeyle özetlenebilecek bir hakikat değilse de kimi mecazlar ve rumuzlarla ifade babında bu nevi dizeler içerisine yerleştirilmiştir. Bunu yazanların gerçek gayesi içinde bulundukları hali dışarıya yansıtmak yani yaşadıkları güzellikleri paylaşmaktır. Bu amaçla Hacı Bayram Veli; “Bilmek istersen seni/Cân içre ara cânı/Geç cânından bul ânı/Sen seni bil, sen seni” demiştir.

Bu dizelerin içerdiği manaya vakıf olamayanlar bunu alelade bir şiir sanmışlardır. Oysaki Aşık Yunus da “Beni bende demen, bende değilim/Bir ben vardır bende, benden içeri” diyerek aynı manaya vakıf olduğunu bizlere hatırlatmıştır. Nasıl ki Hacı Bayram Veli’yi anlayamayanlar o dizeleri hakikatinden uzaklaştırmışsa Yunus’u anlayamayanlar da söylediklerini şarkı gibi addetmiştir. Hâlbuki bilene neler anlatır bu dizeler…

Bu aciz kul da işte bu dizlerden ilham alarak bazı hakikatlere işaret etmeye gayret etmektedir. Şimdilerde kişisel gelişim modasında olduğu gibi kişinin kendini bilmeyi “bencillik” olarak algılaması değil elbet söyleyeceklerimiz. Kişisel gelişimcilerin gözden kaçırdıkları şey de budur. Kişisel gelişim sağladıklarını söylerken ne yazık ki benliği yani egoyu alabildiğince şişirmekteler ve kişiye kötülük etmektedirler. Oysaki kendini bilmek egoyu şişirmekten geçmez. Bilakis egoyu silmekten geçer. Yani benliği alabildiğince silikleştirmeden kendini tanımak mümkün değildir. Hacı Bayram Veli’nin “can içre ara canı” dediği gerçeğe erişebilmek ya da Yunus’un “bir ben var bende, benden içeri” dizesinde vurguladığı “ben”e ulaşabilmek “ego” da dediğimiz benliği silmekten, silikleştirmekten geçer.

Söylenince kolay görünen ama belki de dünyanın en zor işlerinden biri olan benliğinden vazgeçmek bir plan ve program işidir. Bu kişinin gayretini gerektirdiği gibi bu gayreti motive edecek bir yol gösterciyi de gerektirir. Bu zorluğu aşmak için Hacı Bayram Veli’nin söylediğini yapmak gerekir yani “ânı bulmak için cânından geç”mek gerekir. Bu geçiş Rasulullah’ın ifade ettiği “Ölmeden önce ölünüz” hakikatidir. İşte az önce ifade ettiğimiz benliği silmek bu ölümden geçen bir sonuçtur. Hacı Bayram Veli işte bu gerçeğe de “Bayram özünü bildi/Bileni anda buldu/Bulan ol kendi oldu/Sen seni bil, sen seni” dizeleri ile işaret ediyor. Bunu yapmak için gerekli olan Yunus’un dizelerinde gizlenmiştir: Şeriat, tarikat yoldur varana/ Hakikat, marifet andan içeri”.

Kültürümüzden kopuş sadece yakın geçmişi değil uzak geçmişi de içeren bir yozlaşmayı beraberinde getirirken yeni nesiller gönül kültürüyle dolu geçmişimizden nasiplenmekte güçlük çekmektedirler. Bugünün gençleri Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde Mevlana ve Yunus başta olmak üzere bir çok velinin dizelerini paylaşmakta ancak bu dizelerin içerdiği yoğun manadan fersah fersah uzak kalmaktadır. Manevi birikimimiz leblebi çekirdek niyetine sosyal paylaşım mezesi yapılmaktadır.

Her lafa verilecek cevabım vardır ama.. diye başlayan Mevlana sözü günübirlik kavgalar ve çekişmeler için kullanılır olmuştur. Bu ve bunun gibi gerçek anlamına günümüz insanının kolayca vakıf olamadığı sözler/deyişler zaman zaman kişisel gelişim arenasında da kullanılmaktadır. Az önce de belirttiğimiz gibi gerçek kişisel gelişim kişinin kendindeki hakikati çözme ufkuna doğru yaptığı yolculuktur (seyr-i süluk). İşte bu yolculuğun sonunda yani bir rehber eşliğinde adım adım giderek varılacak yer Yunus’un beyitinde ifade ettiği manadır.

Allah gönülden isteyene bu yolu kolaylaştırsın diyerek sözlerimize şimdilik nokta koyuyoruz.

30.10.2012, Denizli

Selam ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

Print Friendly

Bir Cevap Yazın

Translate »