Sahiplenmek Mahkûmiyettir

Conceptual broken chain isolated on white background - rendered in 3dSahiplenmek mahkûmiyettir, mahkûmiyet esareti, esaret de mutsuzluğu getirir. Günümüz yaşam koşullarında bu tanım/ibare birçoğunuza garip gelebilir. Hele ki tüketimin alabildiğine körüklendiği bugünkü yaşam koşullarında sahiplenmemek diye bir seçenek olduğunun farkında bile değilsinizdir belki.

Sahiplenmek, sahip çıkmak, varlık edinmek, varlık kabul etmek, kendine ait kılmak, kişiselleştirmek yani kişinin bir şeyi/objeyi veya kişiyi kendininmiş gözü ile değerlendirmesi; her yönüyle ona her anlamda tam hâkimiyet kurmaya çalışması; kendini bu eklentilerden bağımsız düşünememesi aslına bakarsanız çağımızın hastalığıdır.

Biraz daha özelleştirip konuyu bir örnekle açacak olursak örneğin para konusunda kişinin asgari şartlarla yetinmeyerek hep daha fazlasını arzu etmesi ve parayı biriktirmesi benlikle/egoyla yapılan bir sahiplenmedir. Bu sahiplenme zamanla paraya esareti getirir. Paraya esir olunca da mutsuzluk beraberinde gelir.

Zira biriken paranın birikmeye devam etmesi gerek ki kişi mutlu olsun. Birikme hızı/ivmesi azalırsa yani dün günde 100 TL biriktirebilirken bugün 50 TL biriktirebilmeye başlamışsa bu mutsuzluğu beraberinde getiren en önemli etkendir. Zira birikme hızı yavaşlamış, sahiplenme duygusu rencide olmuştur. Her an azalacak korkusu da başlamıştır..

Örneği biraz daha genelleştirirsek yahut daha güncel bir olaya adapte edersek şöyle de diyebiliriz. Trafikte yol alıyorsunuz. Trafiği sahiplenirseniz stresiniz artar. Bu sahiplenme zamanla esareti geliştirir ve sizi mutsuz eder. Peki, trafiği sahiplenme ne demektir? Akışa razı olmamaktır. Akışa razı olmadığınız için trafiğin yavaşlaması, tıkanması, bir sürücünün hata yapması, sinyal vermeden dönmesi gibi birçok faktör sizi rahatsız eder.

Bu rahatsızlık zamanla strese ve o da sinire dönüşür. Asabi bir sürücü olur çıkarsınız. Oysaki trafiği sahiplenmeseniz; yani birey olarak kızsanız da köpürseniz de o akışı değiştiremeyeceğinizi kabullenseniz; siz kızsanız da kızmasanız da yapılan hatanın değişmeyeceğini bilseniz; işe ya da gideceğiniz yere bir an önce gitmek için acele etmeseniz strese yenik düşmezsiniz.

Bunları söylerken para biriktirmeyin ya da trafiği sallamayın gibi bir şey demiyorum elbet. Gerektiği yerde gerektiği kadarıyla idare etmeyi öğrenin. Uyarmanız gereken sürücü varsa kornayla yine uyarın, ama kızmadan. Para biriktirmeniz icap ediyorsa yine biriktirin ama olmazsa olmaz şart olarak görmeden.

Bu ilkeyi hayatın birçok alanında uygulayabilirsiniz. Sahiplenmezseniz mahkûm olmazsınız, mahkûm olmayınca esaret altına girmezsiniz ve bunun sonucunda daha mutlu yaşarsınız.

Bu konu anlatacaklarımızdan küçücük bir örnekti.

Selam ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

12.11.2013, Denizli

Print Friendly, PDF & Email

Arkadaşlarınızla Paylaşın

Bir cevap yazın

Translate »