Tanrı Yoktur

tanri-noktasi

Görsel: Alıntıdır

Yazımızın özeti iki kelime ile budur: “Tanrı yoktur”. Yıllardır hatta yüzyıllardır var olagelen yaygın yanlış kanılardan bir tanesi ve bence de en önemlisi tanrı yanılgısıdır.

Yıllarca birçok insan tarafından kabul edilen ancak ne yazık ki gerçekle bağdaşmayan bir yanılgı. Elbette zaman zaman çeşitli insanlar çıkıp uyarılarda bulunmuş, ancak istedikleri sonucu alabilmişler midir, bilemiyoruz? Bu uyarı yüzde yüz işe yarayacak, insanlar bu gerçeği kabul edecek diye bir kaide de yok zaten…

En başından başlayalım. Tanrı nedir? Kimdir? Nerededir? Nasıl yaşar? Yalnız mıdır? Öncesi ve sonrası var mıdır?

Soruları daha da çoğaltmak mümkündür. Tanrı dediğimiz zaman insanların tapındıkları, kendisinden ürktükleri, zaman zaman sevdikleri, uğruna çeşitli adaklar adadıkları varlık aklımıza geliyor.

Eski çağlardan bu yana insanlar bir takım olağan üstü sandıkları olaylardan tutun da güneşe, aya ve çeşitli yapılara “tanrılık” vasfı yakıştırıp tapınmışlardır.

Semavi din tabiri ile ifade edilen –ki yanlış bir ifadedir, semavi din olmaz- dinlerin insan hayatına girmesinden sonra “tanrı” kavramında değişiklikler olsa da yanlışlıklar ve absürtlükler yine de devam etmiştir.

Son din İslamiyetin gelişi ile birlikte “tanrı yanılgısı” kısmen azalmışsa da günümüzde Müslümanlar içerisinde dahi devam ettiği görülmektedir.

Oysaki son peygamber Hz.Muhammed(s.a.v)’in öğrettiği İslam dininde “tanrı” kavramına asla yer yoktur. Kelime-i Tevhid dediğimiz “La ilahe illallah” ile anlatılmak istenen de zaten budur.

Burada “la” kelimesi “yoktur” manasına gelir. “İlla” ise “sadece” anlamındadır. Açtığımızda “İlah yoktur, sadece Allah(c.c.) vardır” anlarız. Yani “sandığınız gibi bir tanrı yoktur, sadece Allah(c.c.) vardır”.

Demek ki Allah(c.c.) tanrı değildir. Öyle olsaydı La ilahe illallah denmezdi de, “Sizin tanrınız Allah(c.c.)’tır” denirdi. Demek ki “tanrı” yanılgısından insanlar uzaklaştırılmak istenmiş ve bu şekilde ifade edilmiştir.

Bu gerçeğe rağmen insanların gökte uzaklarda bir yerde oturan bir tanrı tasavvuru içerisinde oldukları görülebiliyor. Yaygın kanaate göre tanrı diye bir şey var. Orada uzakta bir tanrı var, bilmem ne yıldızında oturuyor, dünyaya peygamber gönderiyor, emirlerini uymayanlara kızıyor, uyanları da cennete sokuyor… Bazen meleklerini görevlendiriyor. Melekleri de beyazlar içerisinde pırıltılı kanatlı yaratıklar, tanrısının emriyle dünyaya iniyorlar, peygambere haberi iletiyorlar…

Aynı yanlış kanaate göre insanlar ölünce de ötelerde bir yerde mahşerde toplanıyorlar, tanrının karşısına çıkarılıyorlar, tanrıları onları sorguluyor, elindeki terazi ile günahları sevapları tartıyor. Öyle ya, tanrı geri kalmış herhalde, elinde terazi ile geliyor, dijital tartılardan habersiz… Sevabı çok olanları cennete gönderiyor, günahı çok olanları da yanmaları için cehenneme… Masal gibi mi geldi? Masal zaten…

Son iki paragraftaki her şey masaldan ibarettir.

İnsanların sandığı gibi, orada, ötemizde, oturan; insan gibi düşünen; gözleri ve kulakları olan; terazi ile gezinen bir TANRI YOKTUR.

Peygamberler de o tanrıların postacısı konumunda kişiler değildir.

Melekler kanatlı, uçan yaratıklar değildir.

Cennet ve cehennem ve dahi ahirete ait her şey ötelerde bir yerlerde; bilmem kaç ışık yılı ilerde falanca galaksi içinde konuşlandırılmış yerler değildir…

Son Peygamber Hz.Muhammed(s.a.v)’in bildirdiği üzere “Tanrı yoktur, sadece Allah(c.c.) vardır”.

Burada tanrı yoktur tamam, Allah(c.c.) vardır tamam, bir de biz varız yanılgısına da düşülmesin. Evrenimiz ve bilemediğimiz diğer evrenler ayrı bir şey, Allah(c.c.) ayrı bir şey değildir.

Yaratılmış düzen içerisinde ayrılık yoktur. Teklik hâkimdir. Sadece Allah(c.c.) vardır derken bunu kastediyoruz.

Ötelerde, ötende ayrı bir varlık var zannına kapılma; tanrı arama! Çünkü sadece ALLAH(c.c.) vardır.

Yunusun “Bir ben vardır bende, benden içeru” derken kastettiği bu tekliktir.

Yukarıda verdiğim bir detay ile kapatayım. Semavi din olmaz dedik. Neden? Semavi derken kastedilen “gök”tür. Yani gökten gelen din, gökten inen din kavramına işaret edilir ki din gökten inmez. Çünkü gökte bir yerlerde tanrı yoktur dedik. Dolayısıyla gökten inen bir din aramak yanlış.

Din Allah(c.c.) indinden inzal olur(Başka bir yazı konusu).

“Semavi dinler” tabirindeki ikinci yanlış ise çoğul ekidir. Yani din dediğimiz şey bilmem kaç tane değildir. Dinler denilince çok din varmış gibi algılanır.

Oysaki din tektir. Eğer Allah(c.c.) tek ise, onun dini de tektir. Her kavim için ya da her dönem için ayrı din mi icat edecek! Bilgisayar programı gibi her peygamberle dinin versiyonu mu yükseltiliyor?

Din tektir, dinler yanılgısı insanların dini dejenere etmesinden kaynaklanır. Kısaca hem semavi din olmaz, hem de din çoğul değildir. Tek bir din vardır ve Allah(c.c.)’tan inzal olmuştur.

Özetle Tanrı yoktur, Allah vardır..

Selam ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

01.12.2013

Print Friendly, PDF & Email

Arkadaşlarınızla Paylaşın

15 comments

  1. Ahmet Gezgin dedi ki:

    Ya sonuçta iyi niyetle Tanrı derken kastedilen de Allah’dır.

    • MH dedi ki:

      Kastettiğimiz o değil zaten. Tanrı algısı. Yani ötelerde bir yerde tanrı tasavvuru. Yanlış olan bu. Yoksa isimler kişilerin tercihidir. Selam ve muhabbetle..

      • alpay dedi ki:

        tek din oldugu kesin bende ona inaniyorum ama,anlamadigim sey tanri ile allah arasindaki fark nedir onu anlatirsaniz anlatmak istediginiz anlasilir olabilir yoksa yazdiklarinizin anlasilmasi imkansiz cok karmasik tanrinin olmadigini sadece allahin oldugunu soyluyosunuz peki allah olan kim, varmi yokmu varsa kimdir onu acikliga kavusturun.bizi kim yarati kim kontrol diyor?

        • MH dedi ki:

          Evet, zihnimizde bugüne değin kabul ettiğimiz sanılar nedeniyle kafalar karışıyor biraz. Taklide dayalı olarak inandığımız için, duyduklarımız ve okuduklarımız bu var-sanıyı iyice pekiştiriyor. Tek din ve onun da tek sahibi var. Adına ister Allah diyelim ister Tanrı. Bizim anlatmak istediğimiz isim konusu değil. Tanrı algısı. Yani Allah’ı ötelerde bir yerde duran bir tanrı gibi düşünmek. Bunun yanlışlığını söylüyoruz. Yorumlardan anladığım kadarıyla bir kaç yazı da daha bu konuya yer vermekte fayda var. Katkınız için teşekkür ederim. Selam ve muhabbetle..

          • alpay dedi ki:

            bende zaten isim konusuna takilmiyorum,ha tanri demissin ha allah demissin ikisinden biri farketmez var oldugunu kabul ediyorsak,yada reddediyorsak bunun nerde oldugu cokta onemli degil benim icin, tabi marsta veya baska bir gezegende oldugunu ve bizi izledigini dusunmekte cok mantiksiz ve sacma , cem yilmazin bir espirisi var asil sevgi icimizde die bunuda (tanri)yada allah icin soylersek yanlis olmaz heralde anlatmak istediginiz buydu galba anladigim kadariyla …

          • MH dedi ki:

            :)) Tabi Cem Yılmaz’ın espriye vurduğu şey biraz daha farklı.. Allah mekandan ve zamandan münezzeh. Onun nasıl ve nice olduğunu anlamak kolay iş değil. yunus Emre bunu 40 yılda anladı. Biz iki satırda anlatıversek güzel olurdu tabi ama o kadar kolay olmuyor. Şimdilik gökte bir yerde konuçlanmamış olduğunu bilmek, her an bizimle olduğunu bilmek bile bizim için büyük ilerleme. Bakmayın bugünkü sofulara, alimlere, ilahiyatçılara. Allah her an bizimle derler ama yaşayışları hiç de öyle değildir. Allah’ı (haşa) sürekli kandırdıklarını düşünürler. Orası da ayrı bir mevzu tabi. Konu uzun. Zaman zaman değinmeye devam edeceğiz. İnsan olabilmek yazı serisini de okumanızı tavsiye ederim. Selam ve muhabbetle..

          • alpay dedi ki:

            tabiki kolay degil katiliyorum sana , iki cumleyle anlatilacak birsey degil insan olabilmek yazi serisini okudum gayet te guzel seyler anlatmissin tebrik ederim boyle konulari konusabilmek, “tartismak” aydinlanmak icin yeterince insan yok etrafimizda herkeslede konusamiyosun sebebide onlarin sevyesine dusmemek icin , bu kisilerin kimler oldugunu anlamissindir eminim isim vermeye gerek yok zaten kendilerini belli ediyorlar ;)tekrar tesekur ederim yazilarinin devamini bekliyorum…

          • MH dedi ki:

            Faydalı olabildikse ne mutlu.. Selam ve muhabbetle..

  2. güney dedi ki:

    Sende şimdi islamla ilgili konumu konuşuyorsun yani tanrı demişsin allah demişsin farketmez diyosun…En başta cennetin bedeli “La ilahe illallah” sözüdür…Bu peygamberimizin hadisidir.. Bizim için sadece Allah(c.c) vardır..Çok din yok diyosun doğru diyosun ancak Allah(c.c) İslamı niye Hemen indirmedi yeryüzüne sence çünkü Yavaş yavaş diğer peygamberlere vahyedilenlerle insanların bazı şeyleri anlaması sağlandı..ve peygamberimizle Son din İslam geldi..Senin gibiler yüzünden de böle yalan yanlış bilgi veriyon islam düşmanları sizi..

    • MH dedi ki:

      Nereyi nasıl anladınız bilmiyorum ama cennete girmek o kadar kolay olsaydı bu kadar teferruata gerek yoktu. Biraz düşünülse La ilahe illallah demenin neden cennete giriş şifresi olduğu bilinirdi. Düşünmeyince ezberden söyle. Anlamını bilmeden, tatbik etmeden söylemenin ne faydası olacaksa artık. Selam ve muhabbetle.
      Not: Din düşmanı olduğumu söyleyen olmamıştı, onu da sizden duyduk, sağolun.

      • güney dedi ki:

        Ben burda cennete girmek kolay demedim size..Sadece Tanrı veya Allah farketmez demenizden ötürü bunu belirttim..Ama cümleleri düzgün kuralım lütfen..Sofular alimlere laf atıyonuz öle yaşamıyolar diyonuz..Herkesi aynı kefeye koymayın..Her toplulukta iyi ve kötü insanlar çıkacaktır..Genellemeniz yanlıştır..
        “Tanrı algısının yanlış şekillendiğini, Allah’ın mekandan münezzeh oluşunun kavranamadığını, ötelerde bir yerde olduğunun sanılmasını konuşuyoruz.” bu sözünüzede katılıyorum ayrıca ana manada yazınız iyi noktaya değinmiş ancak kelimelerde dikkatlli olmak lazım…
        Not: Ayrıca din düşmanı dediğim içinde özür dilerim..Bunu sadece Allah bilir..

        • MH dedi ki:

          Tanrı ya da Allah demesi kişinin tercihi. Kaldı ki ben de tanrı yoktur diyorum. Orada bir yanlış anlama olmuş. İki taraf için de bazen öyle yanlış anlamalar olabilir. Ben de sizi kıracak birşey söylediysem özür dilerim. Selam ve muhabbetle..

  3. jango dedi ki:

    nas suresi ‘deki sığınırım insanların melikine , insanların İLAHINA…(ilahinnas) ilah yoktur denmiş burada nas suresinde ‘insanların ilahı’ tabiri var. Arap dilinin teferruatını bilmeyenler için ‘lailaheillallah’ kelimesinin çarpıtmalı yoruma maruz kaldığı durumdur.. 🙂 güzel bir malzemedir bu, Allahın uluhiyetini yani ilahlığını inkar etme konusunda.. benzer bir kullanım ingiliz dilindede var mesela ‘nobody came but you’ hiç kimse gelmedi yalnız sen’ senden başka gelen olmadı demektir. ‘no God but Allah’ tanrı diye bişey yok ama Allah’ diye çevirmeyelim. Alahtan başka ilah yoktur ‘ diyelim. tamamiyle dilin yapısı ve nas suresinde “ilahinnas “yani “insanların ilahı” denilerek sizin bu yazıda “ilah” diye bir kavram olmadığına ait yorumlarınızı zaten bütün bütün çürütmektedir…

    Bir Örnek:
    Yahudiler Allah’ı bırakıp hahamlarını, Hıristiyanlar da rahiplerini ve Meryem oğlu İsa’yı Rab edindiler. Hâlbuki onlara ancak, tek İLAHA kulluk etmeleri emrolundu. Ondan başka ilah yoktur.) [Tevbe 31]

    (De ki: Bana, İLAH’ınızın sadece Allah olduğu vahyedildi.) [Enbiya 108]

    • MH dedi ki:

      Allah’ın rabliğini, ilahlığını (hatta tanrılığını) inkar eden yok zaten. Tanrı algısının yanlış şekillendiğini, Allah’ın mekandan münezzeh oluşunun kavranamadığını, ötelerde bir yerde olduğunun sanılmasını konuşuyoruz. Tanrı algısı dediğimiz şey de batılıların inandığı manada biryerde ikamet eden hatta karikatürlerde tonton dede şeklinde şekillendirilen varlığa inanmaktır.. Selam ve muhabbetle..

Bir Cevap Yazın

Translate »